Resneli Niyazi Bey

Hürriyet Kahramanı…

Bu gün sizlere hürriyet kahramanı olmuş bir vatansever ve Türkçe’mize kazandırdığı iki deyimden söz edeceğim.

Resne; günümüzde Makedonya’nın ortasında küçük, şirin bir şehir. Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunda önemli rolü olan İttihat ve Terakki Cemiyetinin kurucularından, Mustafa Kemal Atatürk’ün silah arkadaşı Niyazi bey nedeniyle ünlenmiş bir şehir! Resneli Niyazi olarak bildiğimiz, Ahmet Niyazi bey, oldukça renkli kişiliğe sahip bir Osmanlı subayı.

Bu yurtsever subay, 1873 Yılında Resne’de doğuyor. Harbiye Mektebini bitirdikten sonra, görev için Bulgaristan’a gönderiliyor. Bulgaristan’da başarılı olunca, yüzbaşılığa yükseltiliyor ve Resne’ye geri dönüyor. İlk ittihatçı ve özgürlükçülerden biri olarak, Mustafa Kemal ile kader birliği yapıp, önemli işlere imza atıyor.

Sultan Abdülhamit’in Rusya ve İngiltere ile masaya oturup, Balkanların bölünmesi konusunda anlaşmaya varması sonucu, çok sinirlenerek, Sultan Abdülhamit’e ağır hakaretler içeren mektuplar yazmaya başlıyor. Bu mektuplardan sonra, daha da ünlenip, İttihat ve Terakki cemiyetinin devrim stratejisi doğrultusunda, 3 Temmuz 1908’de Selanik’ten 200 fedaisi ile dağa çıkarak Sultan 2.Abdülhamit’in istibdat rejimine karşı başkaldırıyor. Bu olay Avrupa ülkelerinde ve ülke içindeki azınlıklarda büyük yankı yapıyor.

Nihayet, Sultan Abdülhamit 1878’de ortadan kaldırdığı 1.Meşrutiyet rejimini, 23 Temmuz 1908’de yeniden ikinci kez ilan etmek ve Anayasa’yı (Kanunu Esasi) yürürlüğe sokmak zorunda kalıyor. 24 Temmuz’da Meşrutiyet resmileşiyor.

“Hürriyet, Adalet, Eşitlik ve Kardeşlik” sloganlarıyla yola çıkan Resneli Niyazi Bey, “Hürriyet Kahramanı” unvanı ile dağdan şehre büyük gösteriler içinde iniyor.

Bir Fransız kartpostalında gördüğü “Versailles” Sarayını çok beğenip, Resne’ye bir saray yaptırıyor. Saray, 1909 Yılında bitmesine rağmen, katıldığı savaşlar nedeniyle oturmak kısmet olmuyor. Günümüzde seramik müzesi olarak hizmet veren ve iki kez tamirat gören saray, bir dönem de Resne belediye binası olarak kullanılıyor.

GEYİK MUHABBETİ

Resneli Niyazi Beyin bir de geyik hikâyesi var. Niyazi Bey, bir gün Resne’de ormanlık bölgede dolaşırken yavru bir geyik buluyor. O günden sonra geyiği oğlu gibi yanından hiç ayırmıyor ve her yerde bu geyikle görülmeye başlıyor ve İstanbul’u ziyaretinde yanında getirdiği geyik ile birlikte anılır oluyor. Halen günümüzde de kullanılan “Geyik Muhabbeti” deyiminin kaynağı olan bu geyik, neredeyse tüm fotoğraflarında Resneli Niyazi beyin yanında görülüyor.

NE ŞEHİTTİR NE GAZİ…

Hürriyet kahramanı Niyazi beyin ölümü de yaşamı gibi sıra dışı oluyor. 1913 Yılında, İstanbul’a gelmek üzere Arnavutluk’un Avlonya limanında geminin rıhtıma yanaşmasını beklerken, uzun zamandır hizmetinde olan yaveri tarafından, tek kurşunla ensesinden vurularak, gizemli bir ölümle, 40 Yaşında yaşama veda ediyor. Büyük bir şaşkınlık yaratan bu beklenmedik ve talihsiz olay birçok insanın üzüntü nedeniyle söylediği “ Ne şehittir, ne gazi, pisi pisine gitti Niyazi” deyişi dilimize tekerleme olarak yerleşiyor.

Hürriyet kahramanı Resneli Niyazi Beyi saygıyla anıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.