Batum – Gürcistan

Küllerinden doğan şehir…

 

“Ben giderim Batum’a, Batum’un batağına

Pencereden içeri, Al beni otağına…”

 

Fırtına Deresi’nden yola çıktığımız otobüsümüzün motor homurtuları arasından kulağıma ulaşan bu ses eminim otobüsteki herkesin neşesini yerine getiriyor. Dönüp bakıyorum, bir arkadaşın diline takılmış bu türkü, ikinci mısradan sonra baştan başlıyor.

Batum-(2)

Bir saat kadar daha yol aldıktan sonra Sarp sınır kapısına dayanıyoruz. Pasaport gerekmiyor. Nüfus kâğıtlarımızı ve otobüste dağıtılan mini formları hazırlıyor, otobüsten iniyoruz. Türk polisinden geçip, yürüyerek Gürcistan tarafına ulaşıyoruz. Gürcistan’ın Adjara özerk cumhuriyetine giriyoruz. Tipik bir doğulu ülke gümrük sahasındayız. Bir karmaşa, bir keşmekeş hüküm sürüyor. Öyle ki sebze, meyve satan seyyar satıcılar, Türk Lirasını “Gürcü parası Lari’ye çevirmek isteyen karaborsacılar, boş boş gezinen insanlar, canlarının istediği yere park eden araç sürücüleri.

Batum-(5)

Fazla zaman harcamadan otobüsümüze dolup yola çıkıyoruz. Yola çıkıyoruz çıkmasına da çok kısa bir zaman sonra duruyoruz. Yolun deniz tarafında iki hanım var. Akşamdan kalma olduğu her halinden belli yorgun, bitkin. Sanki dünya ile ilişkisini kesmiş.

Biz yüzümüzü yolun sağına çeviriyoruz. Gürül gürül akan küçük bir şelalenin yanında Aziz Matthias’ın anısına yapılmış büyük bir heykel görüyoruz. Ayaküstü bilgi alınıp, fotoğraflar çekildikten sonra yeniden yola koyuluyoruz. Kilometrelerce uzanan Doğu Karadeniz’in en büyük kumsalı olan Gonio Plajlarını seyrederek yol alıyoruz. Çoruh Nehrinin, Karadeniz’e döküldüğü noktada kurulan küçük bir sahil kasabası Gonio yakınlarında Gonio- Apsaros kalesinde duruyoruz. Önemli bir tarihi kale burası. İsa’nın 12 havarisinden, Aziz Matthias’ın anıt mezarı burada. Roma döneminden kalma bir kale. Sırasıyla, Bizans ve Arap egemenliğinde kalan kale; 1478 yılında, Osmanlılar tarafından ele geçirilmiş. Aziz Matthias’ın anıt mezarı dışında, burada Osmanlı hamamı ve mezarlığı var.

 

Batum (34)

 

Hıristiyanlığı ilk kabul eden devlet olmakla övünen Gürcüler için bu kalenin önemi çok büyük. Kalenin içinde kivi, mandalina ve palmiye ağaçlarıyla süslü bir yürüyüş parkuru var. Bunun dışında kalan yerlere üzüm, mısır, lahana gibi sebze ve meyve ekilmiş. Bir yandan da arkeolojik çalışmalar sürdürülüyor. Kale girişindeki tabelada, kaledeki arkeolojik kazılarda bulunmuş Helenistik döneme ait altın at heykelinin, Batum Müzesinde sergilendiği yazılı.

Batum-(14)

Bir benzincide bulunan “Change Office” de Liralarımızı verip, Gürcü parası “Lari” alıyoruz. 80 Lari, 100 Türk Lirası (1 Lari= 1,25 TL). Yani Gürcü parası Türk lirasından biraz daha değerli. 1995 yılından bu yana Lari (GEL) kullanılıyor. 1 Lari, 100 tetri yapıyor.
Batum’a giderken yanınıza Dolar, Euro veya Türk Lirası götürebiliyorsunuz. Birçok yerde döviz bürosu var ve paranızı Lari’ye çevirebiliyorsunuz. Bir bozdurmadık ama Dolar kurunun daha iyi olduğu söyleniyor. Batum’da çoğu yerde Amerikan Doları ve Türk Lirası da kullanılabiliyor. Şehrin birçok yerinde ATM var. Kredi kartları birçok otel ve mağazalarda geçerli.

 

Batum (38)
Zaten Sarp sınır kapımızdan 22 kilometre olan yolumuz, yemyeşil dağlara, Çoruh nehrine, kilometrelerce uzayıp giden kumsallara bakarak bitiyor. Geniş bir düzlükte kurulmuş küllerinden yeniden doğmaya çalışan, birçok dinde yeniden varoluşun, dirilişin sembolü olarak benimsenmiş Zümrüd-ü Anka kuşu gibi bir şehir.
İşte Batum…

Batum-1

Gürcistan’ın özerk bölgelerinden Adjara Cumhuriyeti’nin başkenti olan Batum’dayız, güzel doğasıyla dağ ve denizi buluşturan sevimli, küçük bir şehir. Gürcistan’ın birçok şehrinden daha kısa bir tarihi olmasına rağmen, çekiciliği, mimarisi, huzurlu atmosferi, restoranları ve gece hayatı ile dikkatleri üzerine çekiyor. Adjara ve Abhazya özerk bölgelerinden başka on adet idari bölgeden oluşan Gürcistan, SSCB sonrası yüzünü batıya çevirmiş, yeniden var olmaya çalışıyor.

Batum-(15)

Batum subtropikal iklime sahip bir şehir. Yani kışları ılık, yazları ise serin. Yıl boyunca Karadeniz’den gelen sıcak ve nemli havanın etkisi altındaki Batum’da nemli bir tropik deniz iklimi egemen. Oysa Gürcistan’ın Doğu kesimlerinde hafif nemlilikten kuraklığa kadar değişen farklı özelliklerde iklim kuşakları görülüyor. Adeta Akdeniz iklimi hüküm sürüyor. Tarih boyunca hep bir tatil bölgesi olmuş. Çarlık döneminde Rus generallerinin yazlık villalarına ev sahipliği yapmış. Sovyetler döneminde de bu ilgi devam etmiş. Bizim Karadeniz sahil şeridinden çok farklı olarak geniş düzlüklere ve upuzun plajlara sahip Batum, deniz turizmi için de bölgenin ilgi merkezi durumda. En sıcak aylar olan Temmuz ve Ağustos aylarında hava sıcaklıkları 22-24 °C civarında seyrediyor. Kış aylarında ise sıcaklık 4-6 °C arasında seyrediyor.

Batum (36)

Batum, 1564 te Kanuni Sultan Süleyman döneminde Osmanlılar tarafından fethedilerek, 314 yıl süreyle Lazistan Sancağının merkezi oluyor. 1877-1878 yılları arasında süren Osmanlı-Rus Savaşı nedeniyle Rusya’nın işgaline uğruyor. Ayastefanos ve Berlin Antlaşmaları ile şehir Rusya’ya bırakılıyor. Birinci Dünya Savaşı sırasında Rusya’nın bölgeden çekilmesiyle şehir Brest-Litovsk Antlaşması uyarınca tekrar Osmanlı Devleti’ne geri veriliyor ve bağımsız bir sancak oluyor.
Mondros Mütarekesi sonrasında ise önce İngilizlere, sonra Gürcistan’a bırakılıyor. Daha sonra da 1918 yılında kurulan Demokratik Gürcistan Cumhuriyeti sınırları içinde kalıyor ve 16 Temmuz 1921 de kurulan (Adjara) Acara Özerk Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’nin yönetim merkezi oluyor.

Batum (41)

Batum’un büyüyüp, gelişmesi 19. yüzyılı buluyor. Azerbaycan’ın Bakü şehrinden Batum limanına kadar uzayan demiryolu, o dönemde dünya petrolünün beşte birini sağlıyor. Nobel ödülü ile tanıdığımız İsveçli Alfred Nobel’in kardeşi Ludwig Nobel tarafından yapılan petrol boru hattı ve rafineri ile birlikte, serbest liman özelliği kazanan Batum, Avrupa ve Asya arasında köprü olması özelliği ile hızla büyümeye başlıyor.

Batum-(6)

Şehir, 2004 yılında yapılan bir plan dâhilinde yeniden yapılandırılıp, yenileme çalışmalarına hız veriliyor. Buradaki inşaatların çoğunu Türk şirketleri yapıyor. Şehrin merkezinde kumarhanesi de olan uluslararası otel zincirlerinin dev otellerine, yenilerinin eklenmesi ile yakın gelecekte bölgenin Las Vegas’ı olmayı hedefliyorlar. Pırıl pırıl, iyi organize edilmiş ve tam da bir sayfiye şehri havası sergileyen Batum, yenileme çalışmaları ile yakın gelecekte yepyeni ve cezbeden bir yüze sahip olacağı kesin gibi görünüyor.

Batum-(8)

Batum şehir merkezindeki birçok gezilecek ve görülecek yere yürüyerek ulaşmak mümkün. Şehir içerisinde çalışan ve halk arasında Marshutka denilen dolmuşlar 0.5 Lari’ye yolcu taşıyor. Batum’da taksi, Türkiye ile kıyaslanmayacak derecede ucuz. Birçok yere ulaşabilmek için 5 Lari fazla bile. Biraz daha uzak mesafeler için 10 Lari yeterli. Ancak şehrin ölçülerine bakınca, bir turist olarak her yere yürüyerek gitmek daha cazip geliyor bize. Deniz kıyısında kurulmuş olan ve büyük turistik gemilerin rotasında olması nedeniyle her yıl çok sayıda turist ağırlayan Batum, tam bir liman kenti.

Batum-(7)

Şehre girer girmez yönümüzü Batum Katedraline çeviriyoruz. Asıl adı Virgin Mary Kilisesi olan yapı, şehrin katedrali durumunda. En büyük ve en gösterişli kilise bu. 19. yüzyılda yapılmış, güzel bir yapı. Kilisenin büyük renkli vitray camlarında, pek çok dini sahne sergilenmiş. Paskalya bayramı yakın olduğu için kilise oldukça kalabalık. Bahçesinde okul çocukları, yaşlı kadınlar ve erkekler ağaç gölgelerine oturmuş dua ediyorlar.

Batum (13)

Batum şehir merkezinden 9 kilometre kadar uzaklıkta bulunan Mtsvane Kontskhi bölgesindeki botanik parka doğru yola çıkıyoruz. Burası dünyanın ikinci büyük botanik parkı. Park, toplam, 111 hektarlık bir alan üzerine kurulu. İçinde, binlerce bitki ve ağaç türü bulunuyor. Yaklaşık 70 yıllık bir geçmişe sahip. Dünyanın her tarafından getirilmiş ağaçlar ve çiçeklerle bezenmiş.

Batum (12)

Tepenin üstündeki kapıdan girip alt kapıdan çıkacağız. Park; her biri ayrı kategoride olmak üzere 9 bölüme ayrılmış. Yaklaşık 120 botanikçi çalışıyor. Özellikle manolya ağaçlarına bayılıyoruz. Önce parkın büyüklüğü gözümüzü korkutuyor ama güzellikler içinde zamanın nasıl geçtiğini unutuyor, yaklaşık bir saatte parkın alt tarafındaki çıkış kapısına ulaşıyoruz.

Batum-(18)

Acıktık! Hızla otobüsümüze doluşup şehre doğru yola çıkıyor, deniz kenarındaki Gürcü yemekleriyle ünlü “Riviera” isimli bir lokantaya gidiyoruz. Gürcüler şarapları ile övünüyorlar. İsteyenlere önce sürahilerle şarap servis ediliyor. Armut suyundan yapılma hafif ve serinletici gazlı bir içecek ikram ediyorlar. Yemek servisi başlıyor. Önce; adına “Khachapuri” dedikleri bol peynirli börek benzeri bir yemekle başlıyoruz. Nefis Gürcü peyniri ile doldurulmuş ve elde incecik açılmış yufka tam puan alıyor. Herkes çok beğeniyor. Kimimiz Harço çorbasının tadını merak ediyor. En çok beğeni toplayan ise Gürcü’lerin gurur kaynağı “sulguni” peyniri oluyor ve tekrar tekrar sipariş ediliyor.

Batum-(17)

Ardından kuzu etli bir yemek servis ediliyor. Hafif yağlı kuzu eti domates salçası ve biraz sarımsakla birlikte patateslerle beslenmiş toprak güvecin içerisinde pişirilmiş, servis edilmeden hemen önce de üstüne kuru soğan ve kişniş yaprağı konulmuş.

Batum-(16)

Oldukça çok çeşidi olan bir mutfağı var Gürcistan’ın. Yemeye, içmeye oldukça düşkünler. Sofra’ya Gürcüce “supra” diyorlar. Kalabalık olarak yemek yemeyi seven Gürcüler, sofra kültürü ve adabı konusunda çok hassaslar. Saygıyla uydukları bir ritüelleri var. Her sofranın en güzel konuşanı sofranın “Tamada”sı oluyor ve sofranın yöneticisi olarak geleneklerin uygulanmasından sorumlu tutuluyor. Tamada’nın konuştuğu sofrada herkes susup onu dinlemek zorunda. Kaldırılan her kadeh mutlaka bir şeyler söylenip içiliyor.

Batum-(25)

Zamanımızı verimli geçirmek için şehir merkezinde yapacağımız yürüyüşü planladığımız gibi gerçekleştirmek için harekete geçiyoruz. Batum Bulvarına çıkıyoruz. Şehir merkezindeki plaja paralel uzanan 7 km uzunluğunda palmiyelerle süslü bulvardaki kafeleri, çeşmeleri, heykelleri ve park alanları ile dikkat çekiyor. Piazza Meydanı (Piazza Square), Batum’un en güzel yerlerinden biri olan bu meydan Avrupa şehirlerinin meydanlarını anımsatıyor. Altın renkli Poseidon Heykeli ile şehrin renkli meydanlarından biri olan Tiyatro Meydanı ise görülmeye değer.

Batum (22)

Inturist otelinin arkasında bulunan Medea Heykeli’nin de üzerinde olduğu bulvar üzerinde yer alan, Astronomik Saat, Eski National Bank of Georgia binasının üzerinde bulunuyor. Şehrin eski bölgesi olarak bilinen Liman bölgesi ve çevresinde bulunan bazı eski ve yeni eserler, Batum’da gezilecek yerlerin başında yer alıyor. İzmir Konak Saat Kulesi’nin bir kopyası olan Chacha Tower, 21 metre yüksekliğindeki Batum Feneri, Ali Nino Heykeli olarak bilinen Aşk Heykeli, 55 metre yüksekliğinde 250 kişilik büyük dönme dolap Ferris Wheel, 130 metre uzunluğundaki Alfabe Kulesi görülebilir.

Batum-(24)

Batum’u keşfetmenin en güzel yollarından biri de bisiklet. 2011’de hizmete sunulan kiralık bisikletler ile Batum Bulvarı ve şehrin eski bölümlerini keşfetmek daha kolay olacaktır. Bisiklet terminalleri 24 saat kullanıma açık. Turizm ofislerinden 20 Lari’ye satılan Batumvelo Kartı ile bisikletler kiralanabiliyor. Saatlik ücret ise 2 Lari.
Batum’un ayakta kalan tek camisi olan Orta Cami, 1880’li yıllarda diğer 2 cami arasına yapıldığından Orta Camii olarak adlandırılmış. Avlusuna girdiğimizde 15-20 Kişilik bir kalabalıkla karşılaşıyoruz. Namaz saati yakın, insanlar abdest alıyor, avluda sohbet ederek namaz saatini bekliyor.

     Batum (27)    Batum (43)    Batum (3)

Caddelerde, sokaklarda yürüyoruz, aramızda yaptığımız konuşmalarda bizim şehirlerimize ne kadar benzediğinden söz ediyoruz. Bazı şehirler vardır hiç yabancılık hissetmezsiniz. Sizi hemen içine alıverir, sarar sarmalar. Sokağın taşlarına, bir evin avlusuna, bir caddenin kuytusuna sinmiştir size aşina gelen bir şeyler. Batum’da da aynı Üsküp’te olduğu gibi bizden bir şeyler var. Somut olarak hiçbir şey görmeseniz de hissedersiniz. Yılmaz Karakoyunlu’nun “Mum kokulu kadınlar” romanında anlattığı evler, sokaklar geçiyor aklımdan. O kadar tanıdık ki…
Meydanları, parkları, iyi korunmuş tarihi binaları ile bir Avrupa şehri görünümünde olan şehir, ormanlarla kaplı dağları, yeşil vadileri, nehir ve şelaleleri ile nefes kesici manzaralar sunuyor.

Batum (21)

Batum’u Karadeniz bölgesinin cazibe merkezi haline dönüştürmeyi amaçlayan Gürcü hükümeti, özellikle de son seçimlerde iktidarı kaybeden Saakasvili, bu konuda çok emek harcamıştı. Ülkesini yolsuzluk sıralamasında 51 nci sıraya kadar gerileten Saakasvili artık yok. Koltuğunu Giorgi Margvelaşvili’ye devretmiş. Margvelaşvili de son birkaç yıldır bu konuda çok yoğun çalışmış gibi görünüyor. Her geçen yıl daha da büyüyüp, gelişen şehirde eski binalar dokusuna sadık kalınarak onarılıyor, ya da yerlerine, mimari açıdan dikkat çeken ve genellikle bir Avrupa ülkesindeki yapıların kopyaları yapılıyor. Roma’nın Colosseum’u, New York’un Chraysler building’ini, Pisa kulesini, Prag’taki astronomi saatini ve daha birçok ünlü yapının taklidini yapmışlar.

Batum (28)

Gürcü, Ermeni, Rus, Azeri, Acar, Abhaz, Osetyalı ve diğer etnik gruplarla birlikte 180,000 nüfuslu bir şehir olarak milletler mozaiği görünümü sergiliyor. Nüfusun %60’ını Hristiyan Ortodokslar, %35’i Müslümanlar ve %5’ini de diğer dinler oluşturuyor.

 

Batum (40)

 

Batum, birçok Avrupa ülkesinden daha güvenli olduğu söylenebilir. Nadiren bildirilen yankesicilik olayları ise en güvenilir şehirlerde olan seviyede. Batumlular genellikle dost canlısı ve misafirperver insanlar olarak biliniyor. Gürültülü sohbet ve tartışmalara girseler de pek kavgacı oldukları söylenemez. Turizm şehirde önemli bir gelir kaynağı ve herkes de bunun farkında olduğundan, turistlere karşı genelde saygılılar.
Batum-(46)

 

Kısacası; yaşanılan birçok eksiğe, yetersizliğe rağmen Batum Gürcistan’ın parlayan yıldızı olarak öne çıkıyor ve bunu sonuna kadar hak ediyor. Karadeniz’in kıyısında, doğayla iç içe, sadece zengin yerel lezzetleri için bile gitmeye, görmeye değer bir şehir.

Gezenlere,

gezmek isteyenlere,

gezmesini bilenlere bitmeyen yolculuklar diliyorum.

 

Batum (23)

 

Batum (19)

Batum (11)

Batum (45) Batum (26) Batum-(48)

               Batum 3Batum-4-foto

Sayfa başı

Batum – Gürcistan” için 2 yorum

  • 19 Nisan 2015 tarihinde, saat 13:16
    Permalink

    Çok bilgilendim,teşekkürler gitmiş kadar oldum.

    Yanıtla
  • 11 Temmuz 2015 tarihinde, saat 09:22
    Permalink

    Mustafa Abi,
    Çok güzel bir site ve çok güzel gezi notları, fotoğraflar…
    Mükemmel. Ellerine sağlık. Bol seyahatler.
    Yılmaz Pirli

    Yanıtla

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir